Toplum tarafından “başörtüsü tüzüğü” olarak bilinen ve çocukların okullarda başörtüsü takmasının önünü açan tüzük değişikliği geri çekildi ancak “dayatma” dinmedi.
26 Mart 2025, Çarşamba günü saat 12.00’de TC Elçiliğine siyah çelenkli protestomuz gerçekleşti.
Elçilik, öğrencilerimizden, okullarımızdan elini çekmemekte ısrar ediyor!
Siyasal İslam dayatmalarını, yaşam biçimini özgürlük, hukuk meselesi yapmaya çalışıyor!
Eğitimimize, yaşam biçimimize dayatmalarını hukuki bir mesele ya da özgürlük meselesine çevirmek istiyor.
TC Elçiliği, elini çocuklarımızın üzerinden çek!
İrsen Küçük Ortaokulu ve Bekirpaşa Lisesi’nde “başörtüsü” krizi ilgili tüzüğün geri çekilmesine rağmen yine yaşandı.
Başörtüsü takan öğrenciler, okulun üniforma kurallarına uymaması nedeniyle sınava alınmadı.
Bunun üzerine, çocukları VİTO’larla okula getiren kişilerle öğretmenler arasında gerginlik yaşandı.
Söz konusu şahıslar ise TC Elçiliği çalışanlarıydı.
Yaşananlar üzerine öğretmen sendikalarımız KTOEÖS ve KTÖS yönetim ve öğretmenlerimiz, Lefkoşa’daki TC Elçiliği önünde basın açıklaması yaptı.
Açıklamada, 2020 Cumhurbaşkanı seçimlerine yönelik gerçekleştirdiği müdahalelere anılan TC Elçisi Ali Murat Başçeri’ye yönelik “evine dön ve sınırını bil” çağrısı yapıldı.
KTOEÖS Başkanımız Selma Eylem:
“Sayın elçiye bir kez daha diyoruz, go home!”
Elçilik önünde açıklama yapan KTOEÖS Başkanımız Selma Eylem, “Ne değişen tüzüğü, ne çocuk hakları sözleşmesini ne de diğer çocuklarımızın eğitim hakkını dikkate almadan, bunları yok sayarak, TC Elçisi bu siyasi İslam dayatmasına devam ediyor” dedi.
Eylem, “Buna izin vermeyeceğiz. Bu toplum değerleriyle, laik eğitim ve toplum yapısıyla var olmuştur ve var olmaya devam edecektir. Ben Bir kadınım ve sendika başkanıyım. Sendikamın ilk kadın başkanıyım. Bundan gurur duyuyorum. Ama bugün çocuklarımızın bedenleri üzerinden yapılan bu dayatma, bir zihniyettir. Bu zihniyete izin vermeyeceğiz. Kız çocuklarının bedenleri üzerinden siyaset yapılmasına izin vermeyeceğiz” şeklinde konuştu.
Eylem, “Bu öğretmene bozuntu diyen Erhan Arıklı’nın da bunu bilmesi gerek. Bu toplumu bölmesine izin vermeyeceğiz. Laik toplum yapısının pazarlığı olmaz. Bunu herkes bilecek. buna izin vermeyeceğiz. Sayın elçiye bir kez daha diyoruz, go home!” ifadelerini kullandı.
KTOEÖS Genel Sekreterimiz Tahir Gökçebel:
“Okula, çocuğun babası olduğunu iddia eden 6 adam geldi, tümü de elçilik çalışanıydı”
Başkan Selma Eylem’in ardından açıklama yapan sendikamızın genel sekreteri Tahir Gökçebel ise 26 Mart 2025 sabahı İrsen Küçük Ortaokulu’nda okulun kendi kuralları çerçevesinde öğrencilerin üniformalarını kontrol edip sınava aldığını, başörtüsü takan öğrencinin de aynı denetimden geçirilerek, üniforma kuralına uymayan diğer çocuklara yapıldığı gibi, uyarıldığını anlattı.
Okul binasında, çocuğun “babası” olduğunu iddia eden 6 adamın bulunduğunu belirten Gökçebel, “Tümü de elçilik çalışanıydı. Bizzat elçilik tarafından organize şekilde hem İrsen Küçük Ortaokulu’nda hem de Bekir Paşa Lisesi’nde organize çalışmalar yürütülüyor” dedi.
Gökçebel, “Tüzüğü geri çektiğini söyleyen kukla bakan da diğer çocuklara eylem yapın diyebilecek kadar iradesini kaybetmiş durumda. Müdür ve muavinler korkudan okula gidememektedir. Bunun sorumlusu TC Elçisi Başçeri’dir. Bu örgütlenme burada (elçilik) yapılıyor” ifadelerini kullandı.
Kıbrıs Türk Barolar Birliği’ne seslenen Gökçebel, “Barolar Birliğine sesleniyorum, biz de çocuk hakları bildirgesini buluyoruz. Ama bu çocuğun istismarı ile vitolarla alınarak tarikatlara birlikte dayatılanın da ne olduğunu biliyoruz” şeklinde konuştu.
KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş:
“Elçinin sınırı Elçilik sınırları kadardır”
Gökçebel’in ardından sözü alan Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, sabah saatlerinde sendika önüne asılan pankarta işaret ederek, “Mehmet Akif Ersoy’a ait olmayan bir sözle, aklı sıra başörtüsü üzerinden bizi kınayan, kim tarafından yapıldığı belli olmayan pankarta Atatürk’ün sözleriyle cevap verdik” dedi. Maviş, öğretmen sendikalarının Meclis ve TC Elçiliği’ne siyah çelenk bıraktıkları eylemi hatırlatarak, polisin kendilerine söylediği elçilik alanı için “Burası Türkiye Cumhuriyeti toprağıdır” ifadelerine işaret ederek “Burası da Kıbrıs toprağıdır. Demek ki Sayın elçinin bir sınırı var. Kıbrıs toprağına geçerken bir sınırı var. Ya elçi kendisine tasis edilen bu alan içerisinde söz ve fiillerine devam eder, ya da dışarıya çıkarsa her türlü söz ve eyleme maruz kalma noktasında bunu kabul eder” ifadelerini kullandı.
Yeniden atanan Ali Murat Başçeri’nin geçmiş elçilik döneminde Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki faaliyetlerini anımsatan Maviş, “Sayın Elçi daha önce geldin bu toplumu karıştırdın. Toplumun siyasi iradesini gasp edecek faaliyetlerde bulundun. Şimdi de din ve vicdan özgürlüğü üzerinden faaliyette bulunma noktasında bir fiil vizyon üstleniyorsun” dedi.
“Arıklı’nın görevi toplumu bölüp, oy devşirip, ihalelerden payını almaktır”
Maviş, “Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetin elçisi olarak buraya geldiğini unutma, sınırını bil, bu alandan dışarıya çıkma” vurgusunda bulunurken, sözlerine hükümetin küçük ortağı Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın açıklamalarına dikkat çekerek “Sayın Arıklı’nın görevi toplumu bölüp bu bölme üzerinden oy devşirip, ihalelerden payını almaktır. Onun görevi budur, görevine devam etsin, biz bölünmeyeceğiz. Cepheleşmeyeceğiz, Arıklı’nın izlediği siyaseti benimsemiyoruz” dedi.
Arıklı’nın sosyal medya paylaşımlarına eleştiri getiren Maviş, “Bakanlık yapsın, vekillik yapsın, sosyal medyadan uzak dursun. Belli ki sosyal medya ona yaramıyor. Mesajımız buradan Arıklı’ya da bu şekilde gitsin” ifadelerini kullandı.
“Devlet çocukları koruyamayacaksa, aileler koruyamayacaksa, biz öğretmenler koruyacağız”
Din ve vicdan özgürlüğü adı altında çocukların, ailelerin ve tarikatların kendi inançları doğrultusunda manipüle edilerek, yönlendirilmesi ve duygusal olarak istismar edilmesine öğretmenlerin karşı duracaklarını vurgulayan Maviş, “Bundan kimse gocunmasın. Okullar sadece akademik bilgi verilen yerler değildir, çocukların korundukları yerlerdir. Eğer bu devlet çocukları koruyamayacaksa, aileler çocukları koruyamayacaksa, biz öğretmenler çocukları korumaya devam edeceğiz” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
“Elçi elini okullarımızdan, çocuklarımızın üzerinden çeksin artık yeter”
Maviş’in ardından yeniden söz alan KTOEÖS Başkanımız Selma Eylem, 27 Mart 2025 (Yarın) okullarda sınavları gerçekleştirme niyetinde olunduğunu bir kez daha altını çizerek “Eğer bu dayatma devam ederse, çocuklarımızın sınav hakkını elinden alacak olan burasıdır (Elçiliği ve Meclis’i işaret ederek) ve burasıdır. Gereğini yapmak üzere polise ve bu kuklalara çağrı yapıyorum. Gereğini yapmak için adım atın, buralara binleri toplarız! Elçi elini okullarımızdan çeksin, çocuklarımızın üzerinden çeksin artık yeter!” ifadelerini kullandı.

“Okulların içinde elçilik adamlarının veya velilerin işi olmaz”
Konuşmaların ardından ise TC Elçiliği önüne konulması planlanan siyah çelenk, polis barikatı üzerine bırakıldı. Çelenkin bırakılmasının ardından ise KTOEÖS Genel Sekreterimiz Tahir Gökçebel, suç duyurusunda bulunarak “Öğretmenleri, çocukları kamerayla çekiyorlar, okulların içinde cirit atıyorlar. Okulların içinde elçilik adamlarının veya velilerin işi olmaz. Buradan suç duyurusunda bulunuyorum, böyle bir tablo çalışılmaya devam edilirse oluşacak tablo bellidir. Toplumu çatıştırma niyetleri vardır!” ifadelerini kullandı.