SİZ KİM OLUYORSUNUZ ?

0
263

Talimatla kurdurulan UBP-DP-YDP hükümeti ince hesaplar, pazarlıklar,  talimatlarla kabine değişikliği yaparak insanlarımızın sağlığı, güvenliği ve geleceğini hiçe sayıp skandal kararlar üretmektedir. Ülkemize en kötü dönemini yaşatan bu hükümet adaletten, etik değerlerden uzak, ilkesiz, toplumun her kesiminde infial yaratan kararlara imza atmakta,  AKP’nin kuzey Kıbrıs’taki alt yönetimini açıkça hiç çekinmeden kayyum sistemiyle yürütmektedir.

Salgının ülkemizde başladığı tarihten itibaren yanlış kararlarla sıfır vakadan ölümlere, yüzlerce küçük esnafın iflas bayrağını çekmesine, yüzlerce insanın işsiz kalmasına, asgari ücretle çalışanların açlık sınırı altında yaşamaya mahkum edilmesine, borç altında ezilmesine, sağlıkta ve eğitimde büyük sıkıntılar yaşanmasına neden olan bu kayyumlar sermayeden, yandaşlarından yana, siyasi kararlar üretmeye devam etmektedir.

UBP-DP-YDP hükümetine soruyoruz: :

  1. Demokratik katılımcı ve devlet sivil toplum işbirliğini hayata geçiren bir tüzük olan  derneklere yardım tüzüğünde yapılan değişiklik yandaş vakıf ve dernekleri nemalandırmak amacı taşımıyor mu?
  2. Yeni atanan kayyumun ilk icraat olarak imza attığı uçuş kısıtlaması kararının kaldırılması bu toplumun sağlığını riske atmak demek değil midir? Sağlık altyapısı, kaçak pandemi hastanesi hazır ve yeterli değilken, aşıların şu anda 65 yaş üstüne yapıldığı iddia edilirken, sosyal medyada özel bir kreş öğretmenlerinin aşılandığı ve açıldığı  reklamını yapabiliyorken, böyle bir karar topluma mı, üniversite sahiplerine mi fayda sağlayacaktır?
  3. Birçok ülkede salgın döneminde çalışanları desteklemek üzere bütçe ayrılırken buna hem bütçe ayırmayan hem de bordrolu çalışanlarla emeklilerden kesinti yapma kararı alırken, gelecek olan öğrencilerin karantina ücretleri neden üniversite baronları tarafından değil devlet tarafından ödenmesi kararı üretilmiştir?
  4. İnsanlarımız sağlık güvenlik ve geçim derdindeyken, salgın tedbirleri çerçevesinde seyahat kısıtlamaları devam ederken ince avı açma kararı almak bu toplumla alay etmek değil midir?
  5. Uzaktan eğitime erişemeyen çocuklarımıza çözüm üretilmesi, bu döneme özgü  müfredat, tüzük çalışması yapılması, yüz yüze eğitime geçebilmek için salgına karşı gerekli tüm hazırlıkların tamamlanması gerekirken eğitim bakanlığının terör örgütleri konusuyla ilgili genelge göndermesi oldukça manidardır. Öğretmeni sindirmek korkutmak mı amaçlanmaktadır?  Öğrenci ve öğretmenlerimizin psikolojik ve ekonomik olarak desteklenmesi gereken bir dönemde bu aba altından sopa göstermek değil midir?.

Hükümet ettiğini sananlar siz kim oluyorsunuz da halkımızın sağlığını tehlikeye atıyor, çalışanları emeklileri asgari ücretlileri açlığa mahkum ediyor, üniversiteye gidecek olan, eğitim hakkı elinden alınan çocuklarımızın geleceğiyle oynuyorsunuz?

Hala daha siyasi atamalar, dış temsilcilik atamaları, sermayeyi daha da zenginleştirecek kararlarınızı KTOEÖS olarak şiddetle protesto eder, bu kokuşmuş düzeninize karşı örgütlü mücadeleyi sürdüreceğimizi bir kez daha ortaya koyarız.

 

Selma EYLEM

Genel Sekreter

Yönetim Kurulu (a.)