Sendikamız KTOEÖS, tüm ortaokul, lise ve meslek liselerinde eylem düzenleyerek bilimsel, laik eğitimi savunmaya ve hakları için mücadeleye devam edileceğini bir kez daha vurguladı.
2 Nisan 2025 tarihinde okul önlerinde saat 10.00’da gerçekleştirilen eylemde hazırlanan ortak açıklama okullardaki sendika temsilcisi öğretmenler tarafından okundu.
Eğitimde çeşitli sorunlar yaşandığı, sınıfların mevcut öğrenci sayısına uygun olmadığı ve bazı okullarda konteyner sınıflarda kalabalık gruplar halinde eğitim verildiği belirtilen açıklamamızda, tam gün eğitim programının eğitimle örtüşmediği, uzun saatler okulda kalmalarına rağmen öğrencilerin temel ihtiyaçlarının yeterince karşılanmadığı belirtildi. Açıklamamızda güvenlik görevlisi eksikliği nedeniyle öğretmenlerimizin ek sorumluluk üstlenmek zorunda kaldığı da belirtildi.
Öğretmenlerimizin eksik kadrolar nedeniyle yoğun nöbet yüküyle karşı karşıya kaldığı, bu durumun öğrencilerin eğitim hakkını olumsuz etkilemesinin öğretmenlerimizin esas kaygısı olduğu belirtildi.
Bazı okullarda laboratuvar eksikliği nedeniyle uygulamalı derslerin yeterince yapılamadığı, Bakanlığın bu durumu “denklik” sorunu olarak gündeme getirdiği vurgulandı.
Okul binalarının fiziki durumunun risk oluşturabileceği de ifade edilen açıklamamızda, okulların depreme dayanıklılığı konusunda kesin bir rapor bulunmadığı ve bu durumun eğitim sürecinde kaygıya yol açtığı da kaydedildi.
“Göç Yasası” kapsamında göreve başlayan öğretmenlerimizin özlük haklarında geçmiş yıllara kıyasla gerileme yaşandığı, yeni atanan öğretmenlerin maaşlarının aynı işi yapan diğer öğretmenlere kıyasla daha düşük olduğu belirtildi.
Müfredat değişikliğine rağmen öğretmenlerimizin eşitlikçi, özgür ve bilimsel eğitim anlayışından vazgeçmeyeceği vurgulanan açıklamamızda, öğretmenlerimizin bilimsel, laik eğitimi savunmaya ve hakları için mücadeleye devam edeceğimiz ifade edildi.
Ortak metnin okunmasın ardından İrsen Küçük Ortaokulu önünde basına konuşan KTOEÖS Başkanımız Selma Eylem de çağdaş, laik ve bilimsel eğitim için kararlı bir duruş sergilediğimi ifade etti. Eylem öğretmenlerimizin bu uğurda bedel ödeyerek mücadele ettiğini de dile getirdi.
Eylem, öğretmenlerin yaşadığı sorunları ve gösterdikleri özveriyi vurgulayan ortak metnin, saat 10.00’da tüm okullarda sendika ve okul temsilcilerimiz tarafından okunduğunu söyledi.
Laik eğitim ve toplum yapısını savunmaya devam edeceğimizi ifade eden Eylem, 2 Nisan günü, Başbakan Ünal Üstel ile gerçekleştirilecek toplantıda sunulacak mektup ve raporlarla bu kararlılığımızı bir kez daha vurgulayacağımızı belirtti.
ÖĞRETMENİN TOPLUMUMUZA MESAJI
Ben bir öğretmenim,
⎯ Her sabah işe değil okula giderim.
⎯ Konteyner içinde 40’ı aşkın öğrencime sesimi duyurmaya, her birinin yüreğine
dokunmaya çalışırım.
⎯ Türkçe bilmeyen ya da özel eğitime gereksinim duyan ama çözümsüz bırakılan
öğrencilerimin de bulunduğu kalabalık sınıflarda çözümler üretmeye, eğitim
vermeye çalışırım.
⎯ Tam gün denen ama eğitimle ilgisi olmayan program nedeniyle haftada iki gün
okulda kalmaya, sınıflara hapsedilmeye mahkûm edilen öğrencilerimin bir
kısmının aç kalmasına yüreğim dayanmaz. Öğretmen arkadaşlarım, okul idaremiz,
okul aile birliğimizle birlikte karınlarını doyurmaya gayret ederim.
⎯ Her türlü tehlike ve güvenlik riski oluşan okullarımızda ve çevresinde öğrencilerin
başlarına bir şey gelmesin diye güvenlik görevlisi olurum.
⎯ Ayakkabılarının yıprandığını, pahalı olan kitapları alamadıklarını görmüşsem yine
gereken yardımı yaparım.
⎯ Öğrencim düşüp bir yerini incitse, yaralansa ilk yardımını yapar, gerekirse onu
arabamla acile taşırım.
⎯ Birbirlerine şiddet uyguladıklarında, zorbalık yaptıklarında onlara yol göstermeye,
çözümler üretmeye çalışır; sevginin, saygının, farklılıklara rağmen hoşgörünün en
önemli ve gerekli bir erdem olduğunu anlatırım.
⎯ Yüzleri asılsa, gözleri dalıp gitse, altında yatan nedeni, nedenleri bulmaya çalışırım.
⎯ Her birinin 18 yaşına kadar çocuk olduğunu, devletin her çocuğumuzu her türlü
istismardan korumakla yükümlü olduğunu bilir, buna göre davranır; kötü davranışa
maruz kalan çocukların korunması için gerekli yerlere başvurup önlemler alınması
için girişimde bulunurum.
⎯ Okulumun spor takımının başka bir şehirde maç karşılaşması varsa takımın otobüs
parasını sağlayabilmek için gerekirse kermes yaparım.
⎯ Sınavlarını basmak için öğrencilerden kâğıt parası toplamak zorunda kalırım;
veremeyen olur, okul idarem, okul aile birliğimle açığı tamamlarım.
⎯ Sınav kağıtlarımın kontrolü, ödev, alıştırma soruları hazırlama, derse hazırlanma
için evde saatler harcarım. Çünkü okulda oturacağım bir sandalyem, çalışacağım
bir masam da yoktur.
⎯ Eksik bırakılan kadrolardan dolayı saatlerce nöbet tutmak zorunda kalırım ama
çocuklarımızın eğitim hakkının çalınması, bana nöbet tutmaktan daha çok dokunur.
⎯ Okulumda laboratuvar yok, uygulama yapamıyorum, bakanlık laboratuvar yoksa
denkliğim de yok diye tüzük düzenledi ama denklik umrumda değil, çocukların
nitelikli eğitiminin derdindeyim.
⎯ Okulumun duvarları çatlak, zaman zaman bazı sınıfların tavanı çöküyor. Depreme
dayanıklılığı şüpheli. Tespit, rapor var mı belirsiz, risk altında mıyız endişesiyle
geçiyor günlerimiz.
⎯ Göç yasasına bağlı atanan bir öğretmenim. Yasal haklarım, ücretim benden önce
atanan meslektaşlarıma göre azaltılmış, geriye götürülmüş. Haftada 2 gün adanın
doğusunda bir okulumuza, 3 gün de batısındaki bir okulumuza gitmekle
görevlendirildim, benzin parasına bile yetmiyor maaşım. Ailemin desteğine
mahkûm duruma getirildim.
⎯ Kitap, müfredat içeriklerimiz değiştirilmiş ama ben öğrencilerime eşitlikçi, özgür,
bilimsel eğitim vermeye, Atatürk İlke ve Devrimleri doğrultusunda yol göstermeye
gayret ediyorum.
Sendikalıyım, örgütlüyüm.
Geriletilen haklarım için, çağdaş, laik, bilimsel eğitim için hiç çekinmeden,
bedel ödeyerek mücadele ediyorum.
Tüm siyasi baskı ve tehditleri göze alıp mücadeleye etmekte de kararlıyım.
Herkesin anlamasını isterim ki emeğimi, özverimi sakınmam;
her türlü bedeli öderim, ödemeye devam edeceğim çünkü
NİTELİKLİ, BİLİMSEL, LAİK EĞİTİM
İÇİN; ATATÜRK İLKE VE DEVRİMLERİ İÇİN; ÜLKEMİZ, ÇEVREMİZ,
TOPLUMUMUZ, ÇOCUKLARIMIZ, GELECEĞİMİZ İÇİN ASLA ÖDÜN VERMEM, VERMEYECEĞİM.
AYDINLIK, GÜZEL GÜNLER İÇİN MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİM.