Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi, Güçlü, Toplumsal Bilinç İnşa Edilmesiyle Mümkündür

0
646

25 Kasım 1960, Dominik Cumhuriyetinde Trujillo diktatörlüğüne karşı mücadele eden Patria, Minerva ve Maria Mirabel kardeşlerin, sistem tarafından katledildiği tarihtir. BM 1999 yılında bu günü “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü” olarak kabul etmiştir.

Kadına yönelik şiddeti ortadan kaldırmak herkesin görev üstlenmesi gereken bir mücadele alanıdır. Ülkemizde ve dünyada gün geçtikçe kadın cinayetlerinin artması, kadına uygulanan şiddetin bir parçasıdır.

Cinayetler, kadınların hak ve özgürlüklerini ihlal eden şiddet eylemlerinin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır ve bu bir insan hakkı ihlalidir.

Devlet, bu cinayetlerin önüne geçilmesi için gerekli adımları atmamakta, kadın hakları, LGBTİ hakları başta olmak üzere insan haklarına karşı farkındalığın arttırılması için gerekli hiçbir önlem almamakta, bu konuda sosyal ve eğitim politikaları ortaya koymamakta, şiddete uğrayan kadınlar için sığınma evlerinin açılması için çaba sarf etmemektedir.

Bilindiği üzere geçtiğimiz günlerde KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile TC Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı arasında bir mutabakat imzalanmıştı. Artan kadın cinayetlerine karşı sadece seyirci kalan ve bu cinayetleri “algıda seçicilik” olarak değerlendiren, 12 yaşındaki çocuklarda rıza arayan, çocukları istismarcılarıyla zorla evlendiren, imamlara resmi nikâh kıyma hakkı tanıyan, tecavüzcülerin iyi halden cezalarını azaltan, devlete ait kurumlarda ya da Ensar gibi vakıflarda çocuklara yapılan tacizleri örtbas eden bir devletin bakanıyla imzalanan mutabakatın kabul edilmesi mümkün değildir.

Kadının değersizleştirildiği, kadının statüsünün günden güne muhafazakarlaştırıldığı, sosyal yaşamda kadını ikinci plana iten bu anlayışa toplum olarak karşı durmalı, Mecliste de onaylanan uluslararası antlaşmaların hayata geçirilmesi için mücadele edilmelidir.

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi, güçlü, toplumsal bilinç inşa edilmesiyle mümkündür.

Bu amaçla, formal ve informal öğrenim süreçleri etkinleştirilmeli,  tüm bireylerin insan haklarına saygılı bireyler olarak yetişmesini sağlayacak eşit, adil, demokratik, kamusal eğitim alması sağlanmalıdır.

KTOEÖS olarak cinsiyet, yaş, dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin şiddetin her türlüsüne ve insan hakları ihlallerine karşı olduğumuzu, bu konuda gerekli tüm adımların atılması için mücadele vermeyi sürdürmeye kararlı olduğumuzu belirtiriz.  

Selma EYLEM

Başkan

Yönetim Kurulu (a.)